Tevbe
Sevgi ve Kardeşlik
Tasavvuf
İbadet ve Dua
Dünya Hayatı
Ölüm
Kıyamet ve Sonrası
Nefse Sesleniş
Güncel Konular ve Tevbe
Sağlığımız
Duyurularımız
 
Regaib Kandiliniz Kutlu Olsun 

   Üç aylar ve Regaib Kandiline ulaşmış olmamız vesilesiyle bu kıymetli zaman diliminin hakkınızda hayırlara vesile olmasını diliyor, tüm Site ziyaretçilerimiz başta olmak üzere İslam dünyasının Kandillerini kutluyoruz.

Allah Beni Seviyor Mu? 

    İhlâs, bir işi bir tek sebep ve maksat için yapmaktır. Bir menfaat sağlamak veya bir zarardan korunmak için yapılan ibadet İhlâs değildir. Tevhit de İhlâs; Allah-u Zülcelal’in birlik vasfına ikilik unsurunu katmaktan sakınmak ve O’ndan başka ilah olmadığına inanmaktır. Allah-u Zülcelal’e karşı yapılan kullukta İhlâs; kalbi, ruhu ve sırrı, Allah-u Zülcelal’in dışındaki herşeyden temizlemektir.

Riyakarlık Manevi Bir Hastalıktır 

    İnsanın manevi hayatını hasta eden bazı hastalıklar vardır. Bu hastalıkların başında riyâ gelmektedir. Riyâ İhlâs’ın zıttıdır. Riyâ; diğer insanların görmesi, bilmesi amacıyla yapılan her türlü iştir. Riyâ kalbi bir niyettir. Yani beni görsünler diyerek Allah-u Zülcelal’in rızasını bırakıp kalben niyet etmek riyâdır. Bu durum çok tehlikelidir. Nitekim Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem bir hadis-i şerifte şöyle buyurmuştur: “Sizin müptela olmanızdan korktuğum şeylerin en korkuncu küçük şirktir.

İhlas İki Kısımdır 

     İhlâs iki kısımdır. Birincisi; ibadette İhlâstır. Bu İhlâs yapılan bir ibadette yalnızca Allah-u Teala’nın rızasını ve sevabını düşünmektir. İkincisi ise; ibadetin dışında kalan işlerdeki İhlâstır. Bu İhlâs, bunları da ibadetteki düşünce ile yapmaktır. Bu ikinci kısma işaret eden Sehl bin Abdullah Testeri: “İhlâs; kulun bütün hareket ve davranışlarının Allah-u Teala için olmasıdır.” demiştir.

Zaman İtibariyle Riya Üç Kısımdır 

    Birincisi; amele başlamadan önceki riyâdır. Bu riyâ, yapılacak olan işin Allah için değil, gösteriş, hesap için olduğunu önceden tayin eder. En kötü riyâ budur.  İkincisi; amel esnasında oluşan riyâdır. Bu olayda amele, Allah rızası için başlanır, fakat onun yapılması sırasında riyâ meyli doğar ve güçlenip ağır basar. Bu iki riyâ ameli bozar. Üçüncüsü; amel Allah rızası için yapılıp tamamlanır. Fakat ondan sonra riyâ duygusu kendisini gösterir ve kişi, yaptığı ameli söyleyip teşhir eder ve duyulup takdir edilmesinden hoşlanır. Bu riyâ, amelin aslını bozmaz fakat sevabını götürür.

Peygamberlerin Sıfatları Nelerdir? 

  Peygamberler, bütün güzel hasletlerle muttasıf olmakla beraber, en bariz sıfatları beştir:

Temizlik İmandandır 

    “Şüphesiz ki Allah, çokça tevbe edenleri ve temizlenenleri sever.” (Bakara; 222) Hz. Peygamber (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem) şöyle buyurmuştur:
“Şüphesiz ki, Allah temizdir, temizliği sever.” (Tirmizi)

Riyadan Korunmak İçin Okunacak Dua 

     Her insan riyâdan uzak durmanın çaresine başvurması lâzımdır. İnsan biraz kendisine çeki düzen vermeli, riyâ niyetini kalbinden söküp atmalı ve niyetinin sadece ve sadece Allah-u Zülcelal’in rızası için olmasına gayret göstermelidir.

Selim bir Kalbe Ulaşmak İçin 

Kim selim bir kalbe ulaşmak istiyorsa şunlara dikkat etmelidir: 1-) Tevbe ve dua, 2-) Helal gıda , 3-) Kur’an okumak ve ahkamına tabi olmak,

Din Tevhid İtikadı Üzere Kuruludur

    İslâm dini tevhid itikadı üzerine kurulmuştur. Tevhid ise Allah-u Zülcelal’in zatında ve sıfatlarında tek (bir), ezeli ve ebedi olması ve O’nun yaratması dışında birşeyin olmasının kesinlikle mümkün olmamasına iman etmektir.

Kalpte Allahtan Gayrıya Yer Vermemek; Marifettir

   Marifet, Allah-u Zülcelal’i tanımak, başka bir deyişle, kalbinde Allah-u Zülcelal’den başka hiçbir şey bulundurmamaktır. Çünkü Allah-u Zülcelal ayet-i kerimede şöyle buyurmuştur; “...De ki, Musa’nın insanlara bir nur ve hidayet olmak üzere getirdiği ve sizin de parça-parça kağıtlar haline koyup, fakat çoğunu gizlediğiniz o kitabı kim indirdi.” (En’am; 91)

Allahı Tanıma (Marifet) Nasıl Elde Edilir

  Yahya bin Muaz şöyle demiştir: “Marifet, kalbi Allah’a yaklaştırmak, ruhla habibi murakabe etmektir.” Marifeti elde etmek çok mühim olduğu için herkesin bunu araması lazımdır. Madem ki Yahya bin Muaz böyle demiştir. Bizler de onun gibi yapalım.

Marifet İki Kısımdır

    Birincisi: Nimeti Allah-u Zülcelal’den bilmektir. Çünkü Allah-u Zülcelal ayet-i kerimede şöyle buyurmuştur; “Sizde nimet olarak her ne varsa hepsi Allah’tandır.” (Nahl; 53) İnsan, üzerinde bulunan nimetleri Allah-u Zülcelal’den bilirse, nimetin şükrünü yapar. Ve bununla üzerindeki nimetler daha da fazlalaşır.

Marifet Ehli Üç Kısımdır

   Hasan-ı Basri şöyle demiştir: “Marifet ehli üç kısımdır; Birinci kısım: Bir kimse ibadetle karşılaştığı zaman o ibadeti öyle kucaklar ki eti ve kanı sanki o ibadete karışır. Kalbinden her şeyi boşaltır. Allah-u Teala’nın kendisine râzık (rızık veren) olduğunu bilir ve bundan emin olur. Gökyüzünü kendisine çatı, yeryüzünü ise taban yapar. Rahat etmemiş, kötü sabahlamış olmasına hiç aldırmaz. Bu kısımdan olanlar antika misalidir. Yani yok gibidirler. 

Kalp Temizliği

     Hiç kimse, kalbin kötü vasıfları olan hırs, hased, riyâ, kibir, ucub ve benzeri hasletlerden sıyrılmış değildir. Bu hastalıkların hepsi maneviyatı öldürücüdür.
Maneviyatın temizlenmesini ihmal etmek, bedendeki yaraların içini temizlemeden dışını merhem ile sıvamaya benzer. 

Ameller Niyete Bağlıdır

    Niyetin yeri kalptir. Kişinin bütün amelleri niyetine bağlıdır. İnsan niyetini Allah için yapmak zorundadır. Niyetin Allah için olması ise nefsin arzu ve isteklerinden uzak tutulmasıdır. Hz. Peygamber (sav) bir hadis-i şerifte şöyle buyurmuştur: “Muhakkak ameller niyetlere göredir. (eline geçecek ancak odur.) Kimin hicreti Allah’a ve Resulüne ise onun hicreti Allah’a ve Resulüne sayılır. Kimin hicreti kazanmak istediği dünyalığa yahut nikahlamayı düşündüğü bir kadınaysa, onun hicreti niyet ettiği bu şeylere olmuştur.” (Buhari, Müslim, Tirmizi)

Niyet Mi Üstündür, Amel Mi?

    Şunu hepimiz bilmeliyiz ki, asıl ve en güzel olan niyet ve amelin birlikte olmasıdır. Çünkü niyet ruh, amel de beden gibidir. Niyetsiz amel ruhsuz beden gibi değersizdir. Buna dikkat çekmek için Allah-u Zülcelal kurban konusunda şöyle buyurmuştur: “Onların ne etleri ne kanları hiçbir zaman Allah’a (yükselip) erişmez. Fakat O’na sizden yalnız takva ulaşır.” (Hacc ;37)

 
 Üye Girişi
Sizin Köşeniz
Multimedya
Son Eklenenler
Günün Ayeti
Günün Hadisi
Günün Sözü
Kardeş Siteler
TevbeKapısı Anket
En son ne zaman tevbe ettiniz?
Bugün tevbe ettim.
Hiç tevbe etmedim.
Hafta da bir tevbe ederim.
Her an tevbe ederim.
Tevbe edecek duruma düşmem.
Sadece Kandil geceleri tevbe ederim.


Anket Sonuçları
Ziyaretçilerimiz
 
 


  ©2006 Tüm hakları saklıdır.